Kalmak zorundayız burada bugün biz. Çünkü biz gür sesleriz. Sesimizin kalınlığı bozkırlardan gelir. Sesimizin ağırlığı taşıdığımız yükten gelir. Sesimizdeki yumuşaklık vicdandandır. Soğuk vadilerden gelir haykırışlarımız, sıcak çöllere mübteladır naralarımız. Kuru havalardandır cildimizin sertliği.
Biz sabır taşıyız. Kırılana kadar iz göstermeyiz bizimle uğraşana, kırıldıktan sonradır gazabımız.
Biz ıslak ormanlardan fırlamış sisli havalarız. Gören korkar, görmeyen hasrettir varlığımıza. Dayanmaz yıllanmış duvarlar gücümüze. Dayanmaz sayıları elle sayılamayacak kadar büyük ordular. Dayanmaz metal kaplı araçlar ok ve yayımıza. Dayanamaz yeşil kağıtların sahipleri varlığımıza. Fakat dünyayı bizim döndürdüğümüzden haberleri yoktur.
Varlığımız şehirlerin sokak aralarında belli olur. Tenekelerin içindeki yanan ateşin etrafında bulunuruz. Alışveriş merkezlerinden olabildiğince uzaklarda yer alırız. Tek odalı evlerde tek hedef için birleşiriz. Kollarımızı sıvayarak yollarda dolaşmamız gerekir. Kent merkezlerinden uzak dururuz. Merkezin bozulmaya meyillilerin mekan olduğunun farkındayız. Daha doğru bir ifadeyle, bozulmaya meyillilerin kendilerinin merkeze çevirdiğinin.
Soluk aldığımız yerdedir evimiz bizim. Alamadığımız yerde ise soluk alacak alan açmasını iyi biliriz. Eylemi kılıç ile değil, sırtımızda taşıdığımız imandan alırız. Yumuşamayız. Yumuşayanları yumuşak bırakmayız.
Bulunduğumuz her yerde haftada bir gazetelerde manşet konusu oluruz. Haber spikerlerinin takip ettiği ayak izleri oluruz. Şairlerin vazgeçemeyeceği varlıklar oluruz. İzimiz bellidir.
Ahlakımızın farkındayızdır biz. Fısıltılarla konuşulan sessiz mekanlarda yankı bulur çağrılarımız sessizliğin içinde. Laf kesilmez bizde. Laf dinlenir sonu getirilir, bitince lafa girilir.
Özgürlük savaşçısı değiliz biz. Özgürlüğü yayanlarız. Bir kelime ile özgürlüğümüzü yenileriz. Küfür etmeyi, hakareti, edepsizliği özgürlük olarak almayız, kabul etmeyiz. Şahsiyetimiz vardır bizim. Şehre inen takım elbiseli sırtlanlardan bizleri ayıran şahsiyetlere sahibiz. Cam apartmanların içinde siyaset yapmaktan Allaha sığınırız. Allahtan korkarız.
Biz had biliriz. Yeri geldiğinde icabınca konuşuruz. Sınırı aşmayız. Sınır asana müsade edilmez aramızda. Haddi aşmaya çalışanın karaktersizliğini boğazlarından çıkartmaya ant içeriz.
Bizler hürüz, özgürüz. Bizler inan birkaç kişiyiz.